GELECEK DİJİTAL ZAMAN

 

  Yaşadığımız yüzyıl ve onu önceleyen 20. yüzyıl insanoğlunun içinde bulunduğu materyal evrenin sınırlarını, soyut bir evrene doğru genişlettiği bir devrin başlangıcına şahitlik etti. Siber ya da sanal alem olarak da adlandırılan bu yeni evren, 21. Yüzyılın vazgeçilmezleri arasında hızla yerini aldı ve yakın gelecekte birçok alanda yapacağı değişiklikler konusunda işaretler vermeye başladı. Gelişen bilgisayar teknolojileri (süper bilgisayarlar), yapay zeka çalışmaları, sanayiden eğitime, oyundan akademik çalışmalara ve uzay araştırmalarına uzanan dijitalleşme girişimleri, bu değişikliklerin öncülleri arasında sayılabilir.

  Dijital içerikler gerçekten de yaşamlarımızın bir parçası haline geldi. Sosyal medya ve ilişkili dijital karakterler (ör. hemen her konuda faaliyet gösteren troller),  kimi zaman can sıksa da çoğu dünyalı için bir eklem halini alan araçlar her birimizi sanal dünyanın ağına dahil etti. İş dünyası, akademik camia, işsizler, fakirler, zenginler, zanaatkarlar, eğitimciler, sağlıkçılar, modacılar, dâhiler ve aptallar, politikacılar ve daha birçokları… Aklınıza gelebilecek hemen her kesim adeta bilimkurgusal bir gerçekliğin içine doğru sürükleniyor…

Bu geri dönülemez süreç kimi zaman korkutucu görünse de hayatta kalma düşüncesi ve faydacı anlayışla dijitalleştirme her geçen gün daha fazla yaşamlarımıza sirayet edecek…

Bu noktada kabul edilmesi gereken yeni bir zaman ortaya çıkıyor ve her an geleceğin yeni bir kapısı daha açılıyor: Gelecek Dijital Zaman.

  İdea lab’da antropoloji, arkeoloji, biyoarkeoloji ve kültürel miras başlıklarında bu serüvene katkı sunmaya devam ediyor…

  Figür 1’de, öz bir şekilde arkeoloji dünyasındaki dijitalleşmenin önemli hatları gösteriliyor. Kuşkusuz, bu ana başlıklara eklenecek farklıları da mevcut. Ancak temelde bu dört temel başlığın altında sayısız alt başlık olduğunu uzmanları takdir edecektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                                       

 

                                                       Figür 1. Dijital Arkeoloji’de farklı aşamaların arasındaki etkileşime dair. (Gunnarsson,2018)

 

  Arkeolojiyle hobi olarak ilgilenenler ve arkeolojiye yeni başlayanların ortak hayallerinden biri kuşkusuz o anda ilgilendikleri zamana (Paleolitik veya Neolitik gibi ve belki Roma İmparatorluk Dönemi) ışınlanmak! Esasında, gün ışığına çıkarılan Hitit çiviyazılı tabletleri ve daha nice arkeolojik buluntu bu ışınlamayı kısmen de olsa gerçekleştirmemize yardım ediyor olabilir… Peki, daha iyi bir teknolojiyle, geçmişi daha iyi anlamlandırabidiğimiz bir gerçekliğe ışınlanmayı kim istemez? Sadece yazı değil: iki boyutlu görseller, üç boyutlu taramalar, çeşitli analizlerin ham verileri ve yorumlamalarla ifade ediliş biçimlerini ortaya çıkarmayı… Bunlar günlük kullanımlarımız/araştırmalarımız için olduğu kadar gelecek için de önemli, unutmamalı.

  Dijitalleşmenin sunduğu kolaylıklar sadece arkeoloji (burada kastedilen sadece materyal kültür ile ilgilenen arkeoloji) ile sınırlı değil, biyolojik antropolojinin bir alt dalı olan biyoarkeoloji için de geçerli. Aşağıdaki figürde Neolitik Döneme ait bir kolektif gömüye ait çizimde 50 civarında insanın temsil edildiği bir kemik topluluğu gösteriliyor. Kazısı ayları bulan bu çalışmanın inceleme veya öğrencilere anlatımı, çeşitli etkinliklerdeki sunumlarda meslektaşlara aktarımında her türlü dijital altyapının kullanımının sağladığı yarar, diğer birçok faydanın yanı sıra, inkar edilemez.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                     

                                 

                           

 

                              Figür 2. Bir kolektif gömüde farklı katmanlara ait iskelet grupları ve bireylerin gösterimi (Büyükkarakaya vd.,2019)

  Ancak unutmamalıyız ki, Gelecek Dijital Zaman, handikaplardan, yanlışlıklardan, hatalardan ve her türlü olumsuzluktan da muaf değil ve eleştirel bir bakış her durumda yanı başınızda olmalı!

 

Görseller:

Figür 1.

Gunnarsson, F. (2018). Archaeological Challenges, Digital Possibilities: Digital Knowledge Development and Communication in Contract Archaeology (Doctoral dissertation, Linnaeus University Press).

 

Figür 2. 

Büyükkarakaya, A. M., Çakan, Y. G., Godon, M., Erdal, Y. S., & Bıçakçı, E. (2019). Handling dead bodies: Investigating the formation process of a collective burial from Neolithic Tepecik-Çiftlik, Central Anatolia (Turkey). Journal of Anthropological Archaeology, 56, 101118.

1....jpg
2...jpg